Death Magnetic

18 kişi kendisini tutuyor, 29 arkadaşı var.


şu an yaşadığı yer İstanbul. Portatif olarak çalışıyor.

topluluklar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. istanbul

    istanbul

    4260 üyesi var. üyelik serbest.
  2. galatasaray

    galatasaray

    1649 üyesi var. üyelik serbest.
  3. 80s

    80s

    1451 üyesi var. üyelik serbest.
  4. edebiyat

    edebiyat

    1412 üyesi var. üyelik serbest.
  5. HELP FOR CHILDREN

    HELP FOR CHILDREN

    1055 üyesi var. üyelik serbest.
  6. last fm

    last fm

    942 üyesi var. üyelik serbest.
  7. HardRock

    HardRock

    402 üyesi var. üyelik serbest.
  8. rock

    rock

    3462 üyesi var. üyelik serbest.
  9. Siyah

    Siyah

    336 üyesi var. üyelik serbest.
  10. ersin karabulut

    ersin karabulut

    189 üyesi var. üyelik serbest.

1 2 3

BLOG rss kaynağı

adresi: http://sentencedfan.sosyomat.com/blog
3 yorum var - 07 Mayıs 2008 20:50 yazılmış
0 yorum var - 03 Mayıs 2008 21:11 yazılmış
1 yorum var - 02 Mayıs 2008 21:44 yazılmış
0 yorum var - 02 Mayıs 2008 21:43 yazılmış
0 yorum var - 02 Mayıs 2008 21:42 yazılmış
0 yorum var - 02 Mayıs 2008 21:39 yazılmış
0 yorum var - 18 Nisan 2008 22:05 yazılmış

Bugün Pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa
gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum.
Sonra saygı ile toprağa oturdum.
Dayadım sırtımı beyaz duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım.
Nazım Hikmet

turinturambar   1 gün önce  

Ben de teşekkür ederim ..
Nazım Hikmet'in en sevdiğim şiirlerinden biridir.

sentencedfan   1 gün önce  

hey you.....?

turinturambar   18 Haziran 2008 15:15  

evet benim nası yardımcı olabilirim?

sentencedfan   18 Haziran 2008 17:16  

"hakkın var hakkın güneşi zapdeteceğiz güneşin zaptı yakın"

turinturambar   19 Haziran 2008 18:33  

thats all right dust n bones.. uu beybi..:)
orda ne var?

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:37  

ne mutlu sevenler ayrılmasın aşıklar birleşsin.. üzülmüyorum tamam:)

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:33  

bende yok o öhüü:/

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:30  

üzülme mirim!

sentencedfan   12 Haziran 2008 15:31  

ugh.. ne çabuk aşık oldun daha demin güzel hareketlerdi bunlar :s

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:26  

bir aydır aşığım ben =))

sentencedfan   12 Haziran 2008 15:29  

teşekkür ederim canım efendim.. ne çalıyor acdcden..

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:21  

Shot Down in Flames..
dadından yenmez =)

sentencedfan   12 Haziran 2008 15:28  

so fuckin attitude.. sevmem mi.. hiç sevmem mi olma mı.. biitccch diyor orda şimdi duydum ben:)

sarhosdervis   12 Haziran 2008 15:01  

guns dan sonra sırada ac/dc abilerimiz var efenim!
iyi dinlemeler =)

sentencedfan   12 Haziran 2008 15:07  

evet evet guns.. "attitude" çalıyor sever misin :D

sentencedfan   12 Haziran 2008 14:59  

sakın ha erir gidersin hafizanallah mazallah.. suyun bile kalmaz buhar olur uçarsın.. havaya karışırsın sonra sonra tekrar yagmur olur yağarsın.. düşündüm de çıksan da olur aslında:P

ne çalıyor şimdi orda? guns mı o? :D

sarhosdervis   12 Haziran 2008 14:56  

çorbadaki tuzum .. rss kaynağı

ve yardımcı malzemeler ..

İki rayı gibiyiz / Bir tren yolunun
Yakın olması / Neyi değiştirir
Son istasyonun

Sunay AKIN

sentencedfan   1 gün önce  

GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

Bu bir türkü: -
toprak çanaklarda
güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü: -
alev bir saç örgüsü kıvranıyor;
kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor esmer alınlarında bakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi
Ben de söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını yırtarak gerindik!
Sıçradık; şimşekli rüzgâra bindik!
Kayalardan kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor şaha kalkan atlarını!

Akın var güneşe akın Güneşi zaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar
Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşıyanlar!
İşte: Şu güneşten düşen ateşte milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini;
şu güneşten düşen ateşe fırlat;
yüreğini yüreklerimizin yanına at!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
toprak kokuyor bakır sakallarımız!
Neşemiz sıcak! kan kadar sıcak
delikanlıların rüyalarında yanan o "an" kadar sıcak!
Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak
ölülerimizin başlarına basarak yükseliyoruz güneşe doğru!
Ölenler dövüşerek öldüler; güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
Kalın tuğla bacalar kıvranarak ötüyor!
Haykırdı en önde giden, emreden!
Bu ses! Bu sesin kuvveti, bu kuvvet
yaralı aç kurtların gözlerine perde vuran,
onları oldukları yerde durduran kuvvet!
emret ki ölem emret!
Güneşi içiyoruz sesinde!
Coşuyoruz, coşuyor!...
Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!

Akın var güneşe akın Güneşi zaaaaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın!

Toprak bakır gök bakır.
Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
Hay-kır Haykıralım!

(1924)

sentencedfan   28 Haziran 2008 08:23  

BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka..

CAN YÜCEL

sentencedfan   26 Haziran 2008 17:19  

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...

1938

sentencedfan   24 Haziran 2008 23:02  

Saat 21-22 Şiirleri;

Ufak iş bizimkisi.
Asıl en kötüsü :
bilerek, bilmeyerek
hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...
İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
namuslu, çalışkan, iyi insanlar
ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık...

1 Ekim 1945

sentencedfan   24 Haziran 2008 23:00  

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...

Nazım Hikmet RAN

sentencedfan   24 Haziran 2008 22:58  


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ